10. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Sayfa 167-169 Cevapları Meb Yayınları

10. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Sayfa 167-169 Cevapları Meb Yayınları
10. sınıf felsefe ders kitabı sayfa 167-168-169 cevapları. Güvenlik–özgürlük dengesi ve adalet kavramı soruları, MEB müfredatına uygun, tam ve açıklamalı şekilde cevaplandı.

10. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 167 | MEB Yayınları

7. Ünite Ölçme ve Değerlendirme Soruları ve Cevapları

Bu sayfadaki sorular; özgürlük–güvenlik dengesi, adalet kavramı ve farklı filozofların adalet anlayışlarını yorumlama becerisini ölçmektedir.


1–3. Sorular: Metne Göre Cevaplayınız

Metin: Bir iş yerinin yöneticileri, iş yerinin çeşitli alanlarına güvenlik kameraları taktırmayı planlamaktadır. Yönetim, bu kameraların hem disiplini hem de çalışanların güvenliğini sağlayacağını ve olası sorunları önceden tespit etmekte faydalı olacağını savunmaktadır. Ancak bazı çalışanlar, bu kameraların sürekli izlenme hissi yaratarak kişisel özgürlüklerini ihlal ettiğini düşünmektedir. Bununla birlikte çalışanlar, özel alanlarının kalmadığını ve sürekli gözlem altında olmanın kendilerini rahatsız ettiğini de belirtmektedir. Yönetim ise güvenliğin özgürlükten daha önemli olduğunu savunmaktadır.


Soru 1: İş yeri yönetimi, sunduğu argümanlarda sizce haklı mıdır? Gerekçelendirerek açıklayınız.

Cevap: İş yeri yönetimi kısmen haklıdır. Güvenlik kameraları, hırsızlık, kaza ve disiplin sorunlarının önlenmesine yardımcı olabilir. Ancak güvenlik gerekçesiyle çalışanların özel hayatı ve kişisel özgürlükleri tamamen göz ardı edilmemelidir. Güvenlik, özgürlüğü yok edecek bir düzeye ulaşmamalıdır.


Soru 2: Güvenlik kameralarıyla gözetim altında olmak, çalışanların hak ve özgürlüklerini nasıl etkileyebilir?

Cevap: Sürekli gözetim altında olmak, çalışanlarda baskı, stres ve rahatsızlık duygusu oluşturabilir. Bu durum, çalışanların kendilerini özgür hissetmelerini engeller. Ayrıca özel hayatın gizliliği hakkının ihlali söz konusu olabilir.


Soru 3: Bu durumda iş yeri güvenliği ile çalışanların bireysel özgürlüğü arasındaki denge nasıl sağlanabilir?

Cevap: Bu denge, güvenlik kameralarının yalnızca ortak alanlarda kullanılmasıyla sağlanabilir. Çalışanlar, kameraların nerelerde ve hangi amaçla kullanıldığı konusunda açıkça bilgilendirilmelidir. Böylece hem güvenlik sağlanır hem de bireysel özgürlüklere saygı gösterilir.


4–7. Sorular: Aşağıdaki Metne Göre Cevaplayınız

Metin – Adalet Tanımları:

  • “Adalet, herkesin kendi üzerine düşeni yapması ve kendi payına sahip olmasıdır.” (Platon)
  • “Adalet, yasalara uygun davranmak ve eşitliği bozmamaktır.” (Aristoteles)
  • “Adalet, her birimize hakkı olanı veren erdemdir.” (Augustinus)
  • “Adalet, insanın diğer insanlarla olan ilişkisinde erdemli fiiller işlemesidir.” (Farabi)
  • “Adalet, bir ahit yapılmış ise ona uygun davranmaktır.” (T. Hobbes)

Soru 4: Adalet tanımlarının ortak olan yönleri nelerdir?

Cevap: Tüm tanımlarda adalet; hakkaniyet, eşitlik, hakların korunması ve insanların birbirine karşı doğru davranması olarak ele alınmaktadır. Adalet, herkesin hak ettiğini almasını ve toplumsal düzenin korunmasını amaçlar.


Soru 5: Sizce adaletli bir yönetim nasıl olmalıdır?

Cevap: Adaletli bir yönetim, yasaları herkese eşit uygulayan, haksızlığa izin vermeyen ve toplumun tamamının yararını gözeten bir yönetim olmalıdır. Yöneticilerin hesap verebilir olması ve halkın haklarını koruması adaletin temel şartıdır.


Soru 6: Günümüzdeki adalet anlayışları, bu tanımlarla nasıl bir ilişki içindedir?

Cevap: Günümüzdeki adalet anlayışları bu tanımlarla büyük ölçüde örtüşmektedir. Modern hukuk sistemleri de eşitlik, hak, sözleşmelere bağlılık ve adil yargılanma ilkelerine dayanır.


Soru 7: Siz adaleti nasıl tanımlarsınız?

Cevap: Adalet, insanların haklarına saygı gösterilmesi, herkesin eşit ve dürüst biçimde muamele görmesi ve haksızlıkların önlenmesidir. Adalet, toplumun vicdanı ve düzenin temelidir.


10. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 168 | MEB Yayınları


Soru 8: Eski Türk toplumlarında devletin kökenini doğal devlet ve yapay devlet yaklaşımlarından hangisi ile açıklamak mümkündür? Gerekçelendirerek açıklayınız.

Cevap: Eski Türk toplumlarında devletin kökeni doğal devlet yaklaşımı ile açıklanabilir. Çünkü devlet, insanların bilinçli bir sözleşmeyle değil; aile, boy ve budun birliklerinin zamanla gelişmesiyle ortaya çıkmıştır. Göçebe yaşam şartları, toplumsal dayanışmayı ve birlikte hareket etmeyi zorunlu kılmıştır. Bu durum, devletin doğal bir ihtiyaç sonucu oluştuğunu göstermektedir.


Soru 9: Eski Türk kağanları, iktidarlarının meşruiyetini nasıl sağlamışlardır?

Cevap: Eski Türk kağanları, iktidarlarının meşruiyetini kut anlayışı ve halkın desteği ile sağlamışlardır. Kağanın Gök Tanrı tarafından kutsal bir yetkiyle görevlendirildiğine inanılırdı. Ancak sadece kut yeterli görülmez, kağanın başarılı bir lider olması, halkı koruması ve refahı sağlaması beklenirdi. Başarısız olan kağanın meşruiyetini kaybettiği kabul edilirdi.


Soru 10: Eski Türk devletlerinde toy meclislerinin varlığı, devletin yapay bir kurum olduğunu savunan düşünürlerden hangilerinin görüşleri ile ilişkilendirilebilir? Gerekçelendirerek açıklayınız.

Cevap: Toy meclislerinin varlığı, Hobbes, Locke ve Rousseau gibi devletin yapay bir kurum olduğunu savunan düşünürlerin görüşleriyle ilişkilendirilebilir. Bu düşünürlere göre devlet, insanların ortak irade ve kararlarıyla oluşur. Toy meclislerinde önemli kararların alınması ve kağanın yetkilerinin sınırsız olmaması, devletin toplumsal uzlaşmaya dayalı bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir.


Soru 11: Eski Türk devletlerindeki kut anlayışı, aşağıdaki yönetim biçimlerinden hangisiyle örtüşür?

A) Aristokrasi B) Demokrasi C) Monarşi D) Oligarşi E) Teokrasi

Cevap: E) Teokrasi

Açıklama: Kut anlayışında kağanın iktidarının ilahi bir kaynağa dayandığına inanıldığı için bu yönetim biçimi teokratik özellikler taşımaktadır.


10. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 169 | MEB Yayınları

Soru 12: Eski Türk devletlerinde kağanın liderlik vasfını halkın desteğiyle kazanması, aşağıdaki filozoflardan hangisinin yönetim anlayışıyla örtüşür?

A) Aristoteles B) Epiküros C) J. J. Rousseau D) N. Machiavelli E) Platon

Cevap: C) J. J. Rousseau

Açıklama: Rousseau’ya göre iktidarın kaynağı halkın genel iradesidir. Eski Türk devletlerinde de kağan, yalnızca soylu olduğu için değil, halkın güvenini kazandığı sürece yönetme hakkına sahipti. Halk desteğini kaybeden kağan meşruiyetini de kaybederdi.


Soru 13: Sizce teokrasi, aristokrasi ve demokrasi anlayışlarından hangisi eski Türk devletlerinde iktidarın kaynağı ve meşruiyetiyle örtüşmektedir? Gerekçelendirerek açıklayınız.

Cevap: Eski Türk devletlerinde iktidarın kaynağı ve meşruiyeti en çok teokrasi anlayışıyla örtüşmektedir. Çünkü kağanın yönetme yetkisinin Tanrı’dan gelen “kut” ile verildiğine inanılırdı. Ancak bu durum mutlak değildir; kağanın başarısız olması hâlinde halk desteğini kaybetmesi, yönetimin aynı zamanda toplumsal onaya da dayandığını göstermektedir.


Soru 14: Birinci uzmanın savunduğu görüşün güçlü ve zayıf yönleri nelerdir? Açıklayınız.

Cevap: Birinci uzmanın görüşünün güçlü yönü, özgürlüğü bireyin temel hakkı olarak görmesi ve bireysel gelişimi merkeze almasıdır. Ancak zayıf yönü, özgürlüğün adalet ve eşitlikten bağımsız ele alındığında, toplumda ciddi eşitsizlikler ve sosyal adaletsizlikler doğurabilmesidir.


Soru 15: İkinci uzmanın eşitlik vurgusu, hangi felsefi yaklaşımla ilişkilendirilebilir?

Cevap: İkinci uzmanın eşitlik vurgusu, eşitlik temelli yaklaşım (sosyalizm) ile ilişkilendirilebilir. Bu yaklaşım, toplumsal düzenin ancak ekonomik ve sosyal eşitlik sağlandığında adil olacağını savunur.


Soru 16: Üçüncü uzman, savunduğu görüşü desteklemek için başka hangi argümanlar öne sürebilir?

Cevap: Üçüncü uzman, adaletin özgürlük ve eşitliğin temeli olduğunu savunabilir. Adaletin olmadığı bir toplumda güçlülerin zayıfları ezdiğini, hak ihlallerinin arttığını ve bu nedenle ne özgürlüğün ne de eşitliğin kalıcı olamayacağını ileri sürebilir.


Soru 17: Düzenin imkânı konusunda uzmanlardan hangisinin görüşlerini desteklersiniz? Gerekçelendirerek açıklayınız.

Cevap: Üçüncü uzmanın görüşlerini desteklerim. Çünkü adalet, toplumsal düzenin temelidir. Adalet sağlanmadan özgürlük keyfiliğe, eşitlik ise şekilsel bir duruma dönüşür. Adil bir düzen, hem bireysel hakları korur hem de toplumsal huzuru kalıcı hâle getirir.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.