11. Sınıf Edebiyat Ders Kitabı Sayfa 256-261 Cevapları Meb Yayınları
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 256
Hazırlık
Soru: “Eline çekici alan, her şeyi çivi olarak görür.” atasözü size ne ifade etmektedir? Açıklayınız.
Kısa Cevap: Bu atasözü, insanların bazen olaylara tek bir bakış açısıyla yaklaştığını ve her soruna aynı çözümü uygulamaya çalıştığını anlatır.
Detaylı Cevap: “Eline çekici alan, her şeyi çivi olarak görür.” sözü, kişinin sahip olduğu bilgi, beceri veya alışkanlıklarla bütün problemleri çözmeye çalışmasını ifade eder. İnsan bazen bildiği tek yöntemi her durumda yeterli sanabilir. Ancak hayatın sorunları birbirinden farklıdır ve her sorun aynı çözümle giderilemez.
Bu atasözü bize dar düşünmemeyi, olaylara farklı yönlerden bakmayı ve çözüm üretirken daha esnek davranmayı öğütler. Özellikle eleştiri ve düşünme alanında, bir eseri ya da olayı değerlendirirken ön yargılardan uzak durmak ve farklı ihtimalleri görmek önemlidir.
Soru: “Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek: / Sözüm odun gibi olsun; hakîkat olsun tek!” mısralarından hareketle Mehmet Âkif Ersoy’un sanat anlayışı hakkında neler söylenebilir?
Kısa Cevap: Mehmet Âkif Ersoy’un sanat anlayışında hakikat, samimiyet, dürüstlük ve toplumsal sorumluluk ön plandadır.
Detaylı Cevap: Bu mısralar, Mehmet Âkif Ersoy’un sanatta süslü ve gösterişli sözlerden çok gerçeği söylemeyi önemsediğini gösterir. Ona göre şiir, yalnızca kulağa hoş gelen sözlerden oluşmamalı; insanlara doğruyu göstermeli, toplumu düşündürmeli ve ahlaki bir bilinç kazandırmalıdır.
Mehmet Âkif’in sanatında samimiyet çok güçlüdür. O, yaşadığı dönemin sıkıntılarını, toplumun problemlerini ve insanın ahlaki sorumluluklarını şiirlerine taşımıştır. Bu nedenle onun sanat anlayışı gerçekçi, faydacı ve topluma karşı duyarlı bir anlayıştır.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 260
Metni Anlama ve Çözümleme
Soru: Altı çizili kelimelerin anlamlarını bağlamdan yararlanarak tahmin ediniz.
Kısa Cevap: Altı çizili kelimeler, metnin Cumhuriyet öncesi döneme ait ağır ve eski kelimelerle yazıldığını gösterir.
- Âsâr: Eserler, yazılmış sanat ürünleri.
- Nazar-ı dikkatimi celp etmiş: Dikkatimi çekmiş, ilgimi uyandırmış.
- İntizar: Bekleyiş, bekleme.
- Tafsilat: Ayrıntı, detay.
- Rencide-i hatır: Gönlü kırılmış, incinmiş.
Bu kelimeler, metnin yazıldığı dönemde Arapça ve Farsça kökenli kelimelerin edebî yazılarda sıkça kullanıldığını gösterir.
Soru: Metin hangi eleştiri türüne girmektedir? Gerekçesiyle açıklayınız.
Kısa Cevap: Metin, esere dönük eleştiri türüne girer.
Detaylı Cevap: Metinde yazar, Mehmet Âkif Ersoy’un şiirini değerlendirirken doğrudan eserin kendisine yönelir. Şiirin konusu, anlatımı, tasvirleri, düzeni ve okuyucuda oluşturduğu etki üzerinde durur. Şairin hayatından ya da toplumdan çok, şiirin sanatsal yapısı ve anlatım özellikleri incelenir.
Bu nedenle metin esere dönük eleştiri örneğidir. Çünkü değerlendirmede esas alınan nokta, eserin kendi içindeki özellikleri ve edebî değeridir.
Soru: Yazarın Mehmet Âkif’in şiir anlayışına dair yorumlarını tespit ediniz.
Kısa Cevap: Yazar, Mehmet Âkif’in şiirlerinde sadelik, gerçekçilik, güçlü gözlem ve başarılı tasvir özelliklerinin bulunduğunu belirtir.
Detaylı Cevap: Yazara göre Mehmet Âkif, basit görünen bir konuyu bile etkileyici bir şiire dönüştürebilen güçlü bir sanatçıdır. Şiirlerinde gereksiz süslemeler yerine olayın özünü, insanın duygusunu ve gerçek hayat sahnelerini öne çıkarır.
Yazar, Âkif’in özellikle hikâye etme ve tasvir etme gücünü başarılı bulur. Onun şiirlerinde olaylar canlı bir şekilde anlatılır; okuyucu, şiirdeki kişileri ve ortamı zihninde kolayca canlandırabilir. Bu da Mehmet Âkif’in şiir anlayışında gerçek hayatı şiire taşıma düşüncesinin önemli olduğunu gösterir.
Soru: Yazarın kelime seçiminden yola çıkarak metnin yazıldığı dönemin dili hakkında hangi sonuçlara ulaşılabilir?
Kısa Cevap: Metnin dili, Osmanlı Türkçesinin etkisinde, bugünkü Türkçeye göre daha ağır ve sanatlıdır.
Detaylı Cevap: Metinde yer alan “mevzuu, intizar, tafsilat, rencide-i hatır, nazar-ı dikkat, celp etmek” gibi kelime ve tamlamalar, dönemin dil anlayışını yansıtır. Bu sözler Arapça ve Farsça kökenlidir ve Cumhuriyet öncesi edebî metinlerde sıkça kullanılmıştır.
Bu kelime seçimi, o dönemde eleştiri yazılarının daha ağır, sanatlı ve aydın kesime hitap eden bir dille kaleme alındığını gösterir. Günümüz Türkçesine göre daha zor anlaşılmasının sebebi de bu eski kelime ve tamlamaların yoğun kullanılmasıdır.
Soru: Metinde şiirin müzikal bir terimle açıklanmasının metne katkısını söyleyiniz.
Kısa Cevap: Müzikal terim, şiirin ahenk, ritim ve uyum yönünü daha etkili biçimde anlatır.
Detaylı Cevap: Şiirin müzikal bir terimle açıklanması, okuyucunun şiiri yalnızca anlam bakımından değil, ses ve ritim bakımından da değerlendirmesini sağlar. Şiirdeki dizelerin akışı, duyguların sıralanışı ve anlatımın uyumu müzikteki düzenle karşılaştırılır.
Bu benzetme metne estetik bir derinlik kazandırır. Ayrıca okuyucuya, iyi bir şiirin yalnızca ne anlattığıyla değil, bunu nasıl bir ahenkle anlattığıyla da değer kazandığını hissettirir.
Kalemin İzinden
Soru: “Memnuniyet” şiiriyle ilgili değerlendirmelerinizi yukarıda verilen eleştiri türlerinden birine uygun şekilde ve iki paragraf hâlinde yazınız.
Kısa Cevap: “Memnuniyet” şiiri, okura dönük eleştiri anlayışıyla değerlendirilebilir.
Detaylı Cevap: “Memnuniyet” şiiri, okuyucuda yaşama sevinci, huzur ve içtenlik duygusu uyandıran bir şiirdir. Şair, büyük olaylardan değil, gündelik hayatın sade güzelliklerinden söz eder. “Sebepsiz gülüşüm caddelerde / Memnuniyetimden” dizeleri, insanın hayata karşı duyduğu doğal mutluluğu güçlü biçimde hissettirir.
Şiirin dili yalın, sıcak ve samimidir. Şair, kimseye zarar vermeden kendi hâlinde yaşamaktan duyduğu memnuniyeti anlatır. Bu yönüyle şiir, okuyucuya küçük şeylerle mutlu olmayı, dünyaya olumlu bakmayı ve yaşamın içindeki sade güzellikleri fark etmeyi düşündürür.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 261
Karşı Pencereden
Soru: Karşılaştığınız olumsuz olay ve durumlara yaklaşımınız genelde nasıl olur? Bu konudaki düşüncelerinizi yandaki görselden de yararlanarak arkadaşlarınızla paylaşınız.
Kısa Cevap: Olumsuz olaylara karşı sakin, sabırlı, umutlu ve çözüm odaklı yaklaşmaya çalışırım.
Detaylı Cevap: Karşılaştığım olumsuz olaylarda önce sakin kalmaya çalışırım. Çünkü hemen öfkelenmek, paniklemek veya umutsuzluğa kapılmak sorunu çözmez; aksine daha da büyütebilir. Bu yüzden önce durumu anlamaya, sonra da çözüm yolları aramaya çalışırım.
Görseldeki yarısı dolu bardak, olaylara nasıl baktığımızın çok önemli olduğunu gösterir. Aynı durum bir kişiye göre tamamen olumsuz görünebilirken, başka bir kişi için ders çıkarılacak bir fırsat olabilir. Bu nedenle zor zamanlarda olumlu düşünmek, sabırlı olmak ve çözüm aramak insanı daha güçlü kılar.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.